|
DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MERKEZ KAMPÜSÜ
(KÜTAHYA) FLORASI
The
Flora of Dumlupınar University Main Campus (Kütahya)
Âdem TATLI*
Ahmet Zafer TEL**
Sabri EMRE***
ÖZET
Bu
araştırma 2000 - 2001 yılları arasında Dumlupınar Üniversitesi Merkez
Kampüsü florasını tespit etmek üzere yapılmıştır. Araştırma alanı
Kütahya il sınırları içerisinde ve grid sistemine göre B2
karesindedir. Araştırma bölgesinde 44 familya ve 140 cinse ait 214
takson tespit edildi. Sahada 28 (% 13) takson Türkiye için endemiktir.
Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere dağılımında %16 oranı ile İran –
Turan elementleri ilk sırayı almaktadır. Avrupa – Sibirya elementleri %
4 ve Akdeniz elementleri ise % 7 oranıyla temsil edilir. Sahada en çok
taksona sahip familyalar ; Compositae (31), Leguminosae
(23), Cruciferae (20), Graminae (18), Labiatae
(14), Caryophyllaceae (8), Boraginaceae (8)’dir. Alanda en
çok türe sahip cinslerin sıralanışı ise şöyledir : Veronica (8),
Alyssum (7), Anthemis (6), Ranunculus (5),
Trifolium (5), Centaurea (4), Bromus (3),
Astragalus (3). Araştırma bölgesinde yayılış gösteren bitkilerin
hayat formlarına göre dağılımında Terofitler % 46 oranı ile ilk sırayı
almaktadır. Daha sonra sırasıyla Hemikrip-tofitler % 31, Geofitler % 9,
Fanerofitler % 8, Kamefitler % 5, Vasküler parazitler % 1’ dir.
ABSTRACT
This
investigation was carried out between 2000 and 2001 in order to
determine the flora of Dumlupınar University center campüs. Research
area is situated in province of Kütahya and within B2 of the
grid system. In the investigation area 214 taxa belonging to 44 families
and 140 genera were determined. Of all the collected specimens 28 (13 %)
taxa are endemic for Turkey. The distribution of the species according
to the floristic regions , Irano – Turanien elements with the rate of %
16 has been proceeding. Euro – Siberian elements with the rate of % 4
and Mediterranean elements with the rate of % 7 has been found. The
families which have the most taxa in research area are; Compositae
(31), Leguminosae (23), Cruciferae (20), Graminae
(18), Labiatae (14), Caryophyllaceae (8), Boraginaceae
(8). Concerning the number of species the major genera in this
region are as fallow; Veronica (8), Alyssum (7),
Anthemis (6), Ranunculus (5), Trifolium (5),
Centaurea (4), Bromus (3), Astragalus (3). According
the life form Therophytes come first with rate of % 46 in the
distribution of plants spread in the region. Then in turn
Hemicryptophytes 31 %, Geophytes 9 %, Phanerophytes 8 %, Chamaephytes 5
% and vascular Parasites are 1 %.
Anahtar Kelimeler :
Flora, Dumlupınar Üniversitesi , Kütahya
Key Words :
Flora , Dumlupınar University , Kütahya
* Dumlupınar Üniversitesi,
Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Kütahya
** Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Fen
Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Bölümü, Van
*** Dumlupınar Üniversitesi, Fen
Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Bölümü, Kütahya
KÖMÜR MADENİ İŞÇİLERİNDE SERUM LİPİD PARAMETRELERİ VE KARACİĞER
FONKSİYON TESTLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Evaluation
of Serum Lipid Parameters and Liver Function Test on Coal Miners
Mustafa YÖNTEM*
Vedat ÇETİN**
Süleyman KALELİ***
Osman BENLİOĞLU*
Nüket AKANIL
BİNGÖL*
ÖZET
Bu
çalışma kömür ocaklarında çalışmanın arteroskleroz ve karaciğer
hastalıkları açısından etkilerini ortaya koymak amacıyla Kütahya,
Tunçbilek-Ömerler kömür ocağında çalışan 36-45 yaşları arasında
(ortalama 36.37) 29 erkek işçi ile kontrol grubu olarak sigara ve alkol
kullanmayan 23-53 yaşları arasında 40 (ortalama 38.5) sağlıklı erkek
büro memurları üzerinde yapıldı. Her iki grupta serum trigliserid, total
kolesterol, HDL-kolesterol, LDL-kolesterol, sGOT, sGPT, LDH ve GGT
analizleri rutin biyokimya teknikleri ile analiz edildi. Sonuç olarak;
kömür işçilerinde serum trigliserid düzeyi kontrollere göre yüksek
bulunurken, HDL kolesterol ve LDH seviyeleri düşük bulundu. Diğer
parametreler yönünden gruplar arasında önemli fark bulunamadı. Bu
bulgulardan kömür ocağında çalışan işçilerde arteroskleroz riskinin
yüksek olduğu sonucuna varıldı.
ABSTRACT
In this study,
effects of working in coal mine on human disease including
atherosclerosis and liver disease were searched in Tunçbilek-Ömerler/
Kütahya. The data was collected from 29 male workers aged between 36-45
(mean 36,37) as a first group and 40 non-smoker and non-alcoholic
healthy male officers aged between 23-53 (mean 36,5) as a control group.
In both groups, serum triglyserid total cholesterol, HDL-cholesterol,
LDL-cholesterol, sGOT, sGPT, LDH and GGT were analyzed by routine
biochemical techniques. As a result, HDL-cholesterol and LDH level were
found lower in the coal miners while serum triglyserid level was found
higher. However, there were no statistically differences in other
parameters. According to the our data, it was found that risk of
atherosclerosis was high among the workers working in the coal mine.
Anahtar
Kelimeler:
Kömür Madeni İşçisi,Trigliserid, Kolesterol,Karaciğer Fonksiyon
Testleri.
Key Words:
Coal Miners, Serum Tryglicerides, Cholesterol, Liver Function Tests.
*
Dumlupınar Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü,
Kütahya
**
Dumlupınar Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü, Kütahya
***
Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta Sağlık Yüksek Okulu, Isparta
TUTSAK KAYA SANSARININ (MARTES FOINA)
(MAMMALIA : CARNIVORA) BESLENME BİYOLOJİSİ
The Feeding Biology in Captive Beech Marten (Martes foina)
(Mammalia : Carnivora)
Ahmet Selçuk ÖZEN*
ÖZET
Bu
çalışmada, 1996 -2000 yılları arasında, İzmir, Kütahya ve Tekirdağ
illerinden yakalanan dört adet Martes foina (Kaya sansarı)
örneğinin laboratuvardaki beslenme biyolojisi araştırılmıştır. Besin
analizi sonucu, alınan hayvansal ve bitkisel (meyve) türlerin bağlı
olduğu sistematik kategoriler ile bunların tercih edilme dereceleri
tablolar halinde sunulmuştur.
ABSTRACT
The feeding biology of four
Martes foina (Beech marten) samples, caught in İzmir, Kütahya and
Tekirdağ between 1996-2000, in the laboratory was searched in this study.Acording
to the results of the nutrition analyses, it was determined that origin
of the food taken was animal and plant (fruits).The systematic
categories these food and the level of them that animal prefer was
presented as tables.
Anahtar Kelimeler :
Martes foina,Besin, Beslenme Biyolojisi
Key Words :
Martes foina, Food, Feeding Biology.
*
Dumlupınar Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü,
Kütahya
A MODIFIED ENTROPY ALGORITHM FOR PARALLEL MONITORING
Paralel
Monitörlerde Modifiye Edilmiş Entropi Algoritması
Ahmet
ÖZMEN*
ABSTRACT
Performance
evaluation and debugging of parallel systems rely on instrumentation
that traces or profiles program behavior. Software instrumentation that
is statically inserted into the program source, run-time libraries, or
Operating System can gather redundant information. The overhead incurred
during run time to process and record this information can increase the
execution time of the program and can even change program behavior.
Static configuration of instrumentation, although simple, is not in
general efficient in terms of information gathered to overhead
introduced. Information content of instrumentation data typically
depends on uncertainty of associated event to occur. This paper presents
a dynamic algorithm for software instrumentation to measure the amount
of information content of instrumentation data to be collected. This
makes intelligent data collection for a software monitoring system
possible. The algorithm can be used in software instrumentation to make
monitoring system less intrusive looking at the information content of
instrumentation data before collected.
ÖZET
Paralel
sistemlerin izlenmesinde ve program davranışının belirlenmesinde yapılan
performans analizi ve problem giderilmesi çalışmaları enstrumentasyona
bağlıdır. Statik olarak programa, kütüphaneye veya işletim sistemine
ilave edilerek yapılan yazılım enstrumantasyonu lüzumsuz bilgi
toplayabilir. Çalışma anında; bu verileri toplarken, diske kaydederken
programın icra süresi artabilir, hatta davranışı bile değişebilir.
Statik enstrumantasyon kontrolü kolay olmasına rağmen, toplanan bilginin
harcanan zamana oranı dikkate alındığında pek verimli değildir. Bir
enstrumantasyon verisinin taşıdığı bilgi, o olayın olup olmayacağının
kesin olmamasına bağlıdır. Bu çalışmada, yazılım enstrumantasyonu
sistemlerinde toplanan performans verilerinin değerlendirildiği dinamik
bir algoritma sunulmuştur. Böylece yazılım monitörleri için akıllı veri
toplama sistemleri mümkün olacaktır. Bu algoritma yazılım
enstrumantasyon sistemlerinde kullanılarak performans verisinin
içeriğine bakılmak süratiyle, program icrasını daha az rahatsız eden
monitör sistemler yapılabilir.
Key
Words: Software Performance Monitoring, Parallel Processing.
*
Dumlupınar Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi,
Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Kütahya
EKO-SİSTEM
EFEKTİF KÜTÜPHANE OTOMASYONU SİSTEMİ
Effective Library Automation
System
Ahmet
ÖZMEN*
Gültekin KUVAT*
ÖZET
EKO
Sistem olarak adlandırılan, Efektif Kütüphane Otomasyonu Sistemi , küçük
veya orta ölçekli kitap birikimi olan okullar ve diğer kütüphaneler için
tasarlanmıştır. C++ dilinde yazılan otomasyon programı, Linux İşletim
Sistemi altında Intel 486 ve üstü donanıma sahip bir bilgisayara
kurulabilmektedir. İlave donanım ve yazılım modülleriyle kısa zamanda
piyasadaki profesyonel otomasyon sistemlerine eşdeğer hale gelen
sistemin, donanım kaynakları kullanımında (disk alanı, CPU gibi) efektif
olmasına dikkat edilmiştir. EKO Sisteme ait prototip şu anda Dumlupınar
Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kütüphanesinde başarı ile
kullanılmaktadır.
ABSTRACT
A
software library automation system, which is called as “EKO System”, has
been developed in this research. EKO System is designed for schools or
other libraries with a few or moderate amount of books. The system is
written in C++, developed and compiled in Linux environment. It runs
effectively computers with Intel 486 and better CPU. EKO-System is
designed to be effective in usage of CPU and disk space, and it can
easily be as functional as professional programs in the market with
additional hardware-software modules. Now, a successful text based
prototype runs at the Engineering Library of Dumlupınar University.
Anahtar Kelimeler: Kütüphane
Otomasyonu, Linux İşletim Sistemi, Yazılım Geliştirme.
Key Words:
Library Automation, Linux Operating System, Software Development.
*
Dumlupınar
Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği,
Kütahya
AN INVESTIGATION ON THE POSSIBLE USE
OF BORON WASTES IN THE BRICK CONSTRUCTION
Bor
Atıklarının Tuğla Üretiminde Kullanım Olanaklarının Araştırılması
Servet ASKIN*
Asım OLGUN**
Yunus ERDOGAN**
ABSTRACT
This
work has studied the influence of colemanite waste (CW), tincal waste (TW)
and Borax penta-hydrate waste (BW) on the physical properties of brick.
Waste were replaced by clay in amounts 5, 10, and 20 wt % of sample.
Physical and mechanical properties of the brick were investigated
through a number of tests. It has been established that TW and BW
replacement considerably increases compressive strength of the brick.
However CW replacement has negative effects on the compressive strength.
The results obtained were compared with the Turkish Standards , and in
general, were found to be within the limit. As a result, TW and BW
samples may be used in the production of brick.
ÖZET
Bu çalışmada colemanit atığı, tincal atığı ve borakspentahidrat
atıklarının tuğlanın fiziksel özelliklerine etkisi çalışılmıştır.
Atıklar 5%, %10 ve %20 oranında kil ile yer değiştirilerek tuğlanın
fiziksel ve mekanik özellikleri bir takım testlerle araştırılmıştır.
Tincal ve borakspentahidrat atıklarının tuğlanın basınç dayanımını
artırdığı ve colemanit atığının basınç dayanımı üzerine negatif etki
yaptığı bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar Türk standartları Enstitüsünde
belirtilen değerlerle karşılaştırılmış ve genelde standartlarla uyum
gösterdiği bulunmuştur. Sonuç olarak tincal ve borakspentahidrat
atıkları tuğla üretiminde kullanılabilir.
Key
Words: Compressive Strength,
Shrinkage, Tincal Ore Waste, Water Absorption, Brick
*
Süleyman Demirel
Üniversitesi, Eğitim fakültesi, Kimya Bölümü, Isparta
MADENCİLİKTE
GÜRÜLTÜ SORUNU VE GÜRÜLTÜYE BAĞLI İŞİTME KAYIPLARI
Noise
Problem and Noise Dependent Hearing Losses in Mining
İ. Göktay EDİZ*
Sunay BEYHAN*
Hamdi AKÇAKOCA*
Enver SARI*
ÖZET
Endüstriyel
işitme kaybına sahip insan sayısının 200.000' i aştığı, son yıllarda
yapılan çalışmalarda belirtilmektedir. Endüstride en sık rastlanan
meslek hastalıklarından biri de gürültü ile oluşan işitme kayıplarıdır
Verimli çalışmayı etkileyen faktörlerin başında gelen gürültü, işçi
sağlığı ve iş güvenliği açısından üzerinde önemle durulması gereken
konulardan birisidir.
Bu çalışmada, madencilikte gürültü sorunu
ve gürültüye bağlı işitme kayıpları araştırılmış, gürültülü bir ortamda
çalışan işçilerde, gürültü sonucu meydana gelen işitme kayıpları ve
tipleri belirlenmiştir. Ayrıca, Seyitömer Linyit İşletmeleri (SLİ), ETİ
Gümüş A.Ş ve G.L.İ. Tunçbilek Linyit İşletmelerinde yapılan gürültü
ölçüm sonuçları verilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir.
ABSTRACT
It was reported that the
number of people having hearing losses are in excess of 200,000
according to the recent research. One
of the most important
occupational disease seen in industry is hearing losses caused by noise.
Noise is not only a disturbing phenomenon in working environment, but
also a pathological effect.
In this research, hearing
losses due to noise and their types observed in workers, working in
noisy environments were determined and the noise problem in mining and
hearing losses caused by noise are investigated. Moreover, results of
noise measurement made in Seyitömer Lignite Mine (SLI), ETI Gümüş A.Ş (ETI-Silver
Company) and in Tunçbilek Lignite Mine (GLI) were given and the result
were discussed.
Anahtar Kelimeler:
Gürültü, İşitme Kaybı, Odyometri, Maden
Gürültüleri
Key Words:
Noise,
Hearing Losses,
Audiometry, Mining
Noises
* Dumlupınar Üniversitesi,
Mühendislik Fakültesi, Maden Mühendisliği, Kütahya
ENERGY AND COAL POLICIES OF
EUROPEAN UNION WITH SPECIAL REFERENCES TO THE UNITED KINGDOM AND TURKEY
Türkiye ve İngiltere
Açısından Avrupa Birliği Enerji ve Kömür
Politikaları
İ. Göktay EDİZ*
Kaan ERARSLAN*
Darron W. DIXON-HARDY **
ABSTRACT
Turkey,
as a candidate country of the EU (European Union), is in a period of
social and economic adaptation. The UK, on the other hand, is a full
member of the EU. In this research, the main energy and coal policies
of the EU are analysed to highlight the future projection of Turkey’s
and the UK’s energy and coal policy in the new century. It is expected
that in the foreseeable future coal will be one of the most important
energy resources of the world. Therefore, the present state of the coal
industry of Turkey and the UK is summarised and comments are made on the
future energy policies of these countries with regard to the EU’s
approaches.
ÖZET
Türkiye
AB’ne (Avrupa Birliği) aday bir ülke olarak, sosyal ve ekonomik anlamda
bir uyum süreci içindedir. İngiltere ise birliğin tam üyesi
bulunmaktadır. Bu araştırmada, Avrupa Birliği’yle değişik ilişki düzeyi
olan Türkiye ile İngiltere’nin ve Avrupa Birliği’nin bu yüzyıl
içerisindeki enerji politikalarını belirleyerek ve özellikle kömürle
ilgili temel kriterler ele alınmıştır. Kömürün tahmin edilebilir bir
gelecekte dünyanın en önemli enerji kaynaklarından biri olmayı
sürdürmesi beklenmektedir. Bu nedenle, Türkiye ve İngiltere’nin kömür
endüstrisi ile ilgili mevcut yapısı incelenmiş ve bu ülkelerin
gelecekteki enerji politikaları açısından, AB yaklaşımları göz önüne
alınarak yorumlar yapılmıştır.
Key Words:
Coal, Energy, Coal Policy, Energy Policy, European Union
*
Dumlupınar Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Maden Mühendisliği,
Kütahya
** Leeds
University, Department of Mining Engineering, Leeds, United Kingdom
KÜTAHYA ÇİNİCİLİĞİ VE GÜNÜMÜZDEKİ SORUNLARI
Kütahya
Art-Tile Industry and Its Present Problems
Ali İSSİ*
Hilmi YURDAKUL**
ÖZET
Çini; kil, kaolin,
tebeşir ve kuvars gibi hammaddelerin belirli oranlarda karıştırılarak
hazırlanmış hamurun şekillendirilmesi, kurutulması, pişirilmesi,
dekorlanması, sırlanması ve sırlı bünyenin pişirilmesi ile oluşan bir
sanat ürünüdür. Aynı zamanda, geleneksel Türk motiflerini yansıtan
kendine has karakteristik özellikleri nedeni ile geleneksel seramik
ürünlerden ayrılan bir sanat ürünü olarak ta tanımlanabilir.
Kütahya’da çiniciliğin Germiyan Oğulları
döneminde başladığı düşünülmektedir. Tarihin her döneminde çeşitli
sorunlarla karşılaşan Kütahya çiniciliği, günümüzde de bazı sorunlarla
karşı karşıyadır. Bu araştırma, Kütahya çiniciliğinin kısaca Cumhuriyet
döneminden önce ve sonraki tarihsel gelişimini, aynı zamanda günümüzdeki
mevcut sorunlarını ve muhtemel çözüm önerilerini sunmaktadır.
ABSTRACT
Cini
is a work of art that is made by shaping, drying, sintering,
embroidering, glazing and sintering of a glazed body, which is a mixture
of raw materials such as clay, kaolin, chalk and quartz in a spesific
ratio. Also, it can be defined as a work of art because of its own
characteristic features reflecting traditional Turkish patterns that
differ from common ceramic products.
It is believed that the art of tile-making
in Kütahya was started in Germiyan Oğulları period. Since than it has
faced various problems in every period of history and still facing today.
This review gives a brief information about the historical development
before and after the Republic period of art of tile-making in Kütahya,
and also its present problems and possible solutions.
Anahtar
Kelimeler: Çini, Kütahya,
Çiniciliğin Sorunları
Key Words:
Art-Tile,Kütahya, Problems of Art-Tile,
* Dumlupınar Üniversitesi,
Mühendislik Fakültesi, Seramik Mühendisliği, Kütahya
** Dumlupınar Üniversitesi, Fen
Bilimleri Enstitüsü, Kütahya
SİVRİHİSAR YENİDOĞAN SEPİYOLİTİ KULLANILARAK İNCE KARO ÜRETİM
OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI
An
Investigation on the Production of Thin Tile Using Sivrihisar Yenidogan
Sepiolite
İskender IŞIK*
Veli UZ*
ÖZET
Bu
araştırmada; Sivrihisar Yenidoğan kahverengi sepiyolitinin
karakterizasyonu yapılmış daha sonra yer karosu massesinde
kullanılabilme olanakları araştırılmıştır. Çalışmalar dört aşamada
yapılmıştır. 1. aşamada sepiyolit Kütahya Seramik yer karosu massesine
%5, %10, %15, %20 ve %25 oranlarında ilave edilmiştir. 2. aşamada yer
karosu ana hammaddeleri olan kuvars, feldspat ve kil yerine belirli
oranlarda sepiyolit ilave edilmiştir. 3. ve 4. aşamalarda geliştirme
reçetelerinde Kütahya Seramik yer karosu massesindeki hammadde oranları
değiştirilerek iyileştirmeler yapılmaya çalışılmıştır. İlk üç aşamada
karo örneklerinin kalınlığı 6 mm, 4. aşamada ise 3 mm olarak
basılmıştır. Karo örnekleri ilk iki aşamada 1200ºC’ de 3. ve 4. aşamada
1200ºC ve 1125 ºC’ de yer ve duvar karosu pişirim fırınlarında
pişirilerek fiziko-mekaniksel deneyleri yapılmıştır.
Sonuçlara göre; Kütahya Seramik yer karosu
massesine göre 6 nolu reçetede, kuru mukavemeti yarı yarıya düşük, pişme
küçülmesi yaklaşık %1, pişme mukavemeti 1200ºC’ de 25 kg/cm2
daha yüksek, porozite, su emme ve deformasyon değerleri hemen hemen
yakın değerlerde çıkmıştır.
ABSTRACT
In
this study; the characterization of the Yenidoğan brown sepiolite was
carried out. The utilization of the brown sepiolite as floor tile raw
material was tested. Studies were conducted in four steps. In the first
step, the sepiolite was added to Kutahya Ceramic (KC) floor tile recipe
as 5%, 10%, 15%, 20% and 25%. In the other following steps, instead of
floor tile raw materials of KC such as quartz, feldspar and clay,
sepiolite was added in Kutahya Ceramic floor tile recipe. In first three
steps, floor tile thickness of the specimen was 6mm. In fourth step the
thickness was 3mm. Floor tile sample was fired at 1200ºC in the first
two steps. In the third and fourth steps, floor tile samples were fired
at 1200ºC and 1125ºC. The tiles sample were tested physically and
mechanicaly.
In conclusion, the analyses result of the
sample no 6 among the specimens was the most closest sample with respect
to KC’ s specimen in terms of firing shrinkage, firing strength,
porosity, water absorption and deformation (except for the drying
strength).
Anahtar Kelimeler:
Sepiyolit, Yer Karosu, XRD, Sivrihisar-Yenidoğan
Key Words:
Sepiolite, Floor Tile, XRD, Sivrihisar-Yenidogan
* Dumlupınar Üniversitesi,
Mühendislik Fakültesi, Seramik Mühendisliği, Kütahya
HAFİF
VE ISI YALITIMI GELİŞTİRİLMİŞ YAPI TUĞLASI ÜRETİMİNDE KİL-GENLEŞTİRİLMİŞ
PERLİT KULLANIMININ ARAŞTIRILMASI
An
Investigation of the Usage of Expanded Perlite and Clay Mixture Bearing
Light and Heat Isolated Brick Manufacturing
Ali CEYLAN*
M. Faruk EBEOĞLUGİL*
ÖZET
Bu çalışmada hafif ve ısı yalıtımı yüksek
yapı tuğlası üretimi, kil ve genleştirilmiş perlit katkıları ile
araştırılmıştır. Kil bünye içersindeki perlit oranı ağırlıkça %5-35
arasında değişmektedir. Karışımlar tek eksenli pres ile 150 kg/cm2
basınç altında şekillendirilmiş ve doğal ortamda kurutulmuştur.
Malzemelerin pişirilmesi endüstriyel ölçekli kamara fırınlarında 950°C
sıcaklık altında yapılmıştır. Tuğla bileşiminde ki perlit oranı %35
olduğunda ısıl iletkenliği 0,12 Kcal/m2hoC ve
birim hacim ağırlığı 508 gr/cm3 olan tuğlalar üretilmiştir.
ABSTRACT
In this study, the production of light
and high heat isolation brick was searched by clay and expanded perlite.
Perlite additions were changed 5%-35% weight percent in clay structure.
Mixtures were shaped by applying 150 kg/cm2 pressure and
dried in natural atmosphere. Firing of materials was performed in
furnace at 950 oC. When the amount of perlite in the
structure was 35% the heat conduction was found 0,12 Kcal/m2hoC
and unit volume weight was found 508 gr/cm3.
Anahtar Kelimeler:
Tuğla, Genleştirilmiş Perlit
Key Words:
Brick, Expanded Perlite
* Dumlupınar Üniversitesi,
Mühendislik Fakültesi, Seramik Mühendisliği, Kütahya.
ORMANLIK ALANLAR VE ORMAN EKOLOJİSİ
ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
An Evaluation on the Forests and Its Ecology
ÖZET
Ormanlar, Dünyanın önemli su, toprak,
enerji, biyolojik çeşitlilik, maden, gibi kaynaklarını bünyesinde
bulunduran kompleks alanlarıdır. Yer kürenin karmaşık ve birbiri ile
bağlantılı ekolojisini temsil eder ve küresel ekosistemin korunmasında
büyük önem taşımaktadırlar. Orman ekosistemi içerisindeki ağaçların ve
diğer bitkilerin genetik yapıları, doğal koşullar altında
yaşayabilmeleri için gerekli olan her türlü enformasyonu içerecek
şekilde gelişmiştir. Bu alanlar, orman yangınlarının yetersiz kontrolü
ve avlanma yasaklarını ihlal eden önlemler, gelecekteki ihtiyaçları
dikkate almayan ticari amaçlı ağaç kesimi, aşırı otlatma ve hayvanların
fidan ve ağaçların taze sürgünleriyle beslenmesi, havadaki
kirleticilerin zararlı etkileri, iktisadi teşvikler ve ekonominin diğer
sektörlerinin sebep olduğu kontrol edilemeyen bozulma ve diğer tür arazi
kullanımlarına dönüştürülme tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır.
Orman tahriplerinin etkileri, toprak erozyonu, biyolojik çeşitliliğin
bozulması, vahşi hayat ve sulak arazilerin zarar görmesi, hayat kalitesi
ve kalkınma kalitesinin bozulması şeklinde ortaya çıkmaktadır.
ABSTRACT
Forests are important and complex areas consisted of
sources such as water, soil, energy, biological diversity and mine. The
forests represent the complex and interconnected ecology of the earth
and it plays a vital role in protecting ecosystem. The genetic
structures of trees and all other living organisms in the ecosystem of
the forestry are developed so that they could contain all information
needed under natural conditions. However, the forests and their
ecosystem are at jeopardy, due to various activities such as lack of
control or preventative measures taken against forest fires, lack of
control on hunting and hunting season, uncontrolled tree cutting for
other economic sectors, extreme grazing and animals eating the new
branches of trees, the toxins in the air due to industrialization and
lack of emission controls and the activities of various other industrial
sectors. The effects of forest degradation can be seen in the form of
erosions, damage on the biological diversity, harm on the wild life and
aquatic areas and in connection with this decline in the quality of life
and development
Anahtar Kelimeler:
Ormanlar, Ekoloji, Ekosistem
Key Words:
The Forests, Ecology, Ecosystem
*
Dumlupınar Üniversitesi, Simav Teknik Eğitim Fakültesi, Simav |